Kutsal Yolculuğun Vazgeçilmez Markası...
arka plan

Mescid-i Nebevi - Mescid-i Nebevi Nerede?

#Mescidi Nebevi: Hac ve Umre Ziyaretlerinin Ortak Noktası  #Mescid-i Nebevi Nerede?  #MESCID-I NEBEVI #Mescidi Nebevi İlk Hali  #Marka Tur'da İlginizi Çekebilecek Diğer Sayfalar:

Mescidi-nebevi-medine

Mescidi Nebevi: Hac ve Umre Ziyaretlerinin Ortak Noktası 

Mescid-i Nebevi, İslam dini için oldukça önemli ve kutsal bir yerdir. Burada Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) ile birlikte Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer gibi mübarek zatların kabirleri bulunur.  Mescidi Nebevi, hem Hac hem de Umre ziyaretine gidenlerin mutlaka uğradığı kutsal bir mekandır. Peygamberimiz ve dostlarının kabrinin bulunmasının yanı sıra, İslam tarihi açısından da önemli bir alandır. Medine, Mescidi Nebevi gibi birçok kutsal mekana ev sahipliği yapan bir şehirdir. Bu mübarek şehirde bulunan diğer kutsal ve önemli yerler hakkında da bilgi edinmek isterseniz, Medine Gezilecek Yerler yazımızı okuyabilirsiniz. 

Ayrıca Medine Haremi - Mescidi Nebevi Nasıl Yapıldı başlıklı yazımız da ilginizi çekebilir. 

Yazımızın devamında Mescid-i Nebevi ile ilgili daha detaylı bilgiler vermeye gayret ettik. 

Mescid-i Nebevi Nerede? 

Mescidi Nebevi, Medine şehrinde bulunur. Hicretten sonra inşa edilmiş bir mescttir. 

MESCID-I NEBEVI

İbni Saad tabakatında Zühti'den naklen: Rasulullah (S.A.V.)'in Medine'ye geldiğinde devesi Mescid-i Şerif'in yerine çöktü. O gün orada müslümanlardan bazı kimseler namaz kılıyorlardı. Bu ensardan Sehl ile Süheyl adında iki yetimin arsası, hurma kuruttukları yer idi. Bu iki yetim Esad Ibni Zerare'nin evinde bulunuyorlardı. Resulullah (S.A.V.) bu iki yetimi huzuru saadetlerine çağırdı ve orada mescid yapmak için onlara arsaları karşılığı da daha büyük bir arsa teklif etti. Onlar da

«Onu biz size bağışlarız, Ya Resulullah»

dediler. Fakat Rasulullah (S.A.V.) on dinar karşılığında satın alıncaya kadar kabul etmedi. Ebubekir'e bu parayı ödemesini emretti. Arsanın etrafı duvarla çevrili idi. Esad İbni Zerare yapmıştı bu duvarı.

Mescidi Nebevi İlk Hali 

Rasulullah (S.A.V.) Medine'ye teşrif etmeden önce Esad İbni Zerare burada arkadaşları ile namaz kılardı. Onları burada cuma için toplardı. Resulullah (S.A.V.) bahçedeki ve Garkat mezarlığındaki hurmaların kesilmesini emretti. Yine Peygamberimizin emirleri ile kerpiç döküldü. Bu arsada câhiliyyet devrinin mezarlığı vardı. Bu mezarlığın kaldırılması ve kemiklerin kaybedilmesini emretti. Burada ayrıca çalışmaya mani birikmiş su vardı. Bu suyu akıttılar ve Mescid-i Şerif'i tesis ettiler. Ön duvarından arkaya kadar yüz zira ve diğer duvarlar da aynı şekilde yüzer zira olmak üzere kare şeklinde yapıldı. Yüz ziradan az olduğu da söylenmiştir. Mescid-i Şerif'in temelini tig zira'a yakın derinleştir. diler ve taşla ördüler. Taş olan temel üzerini kerpiçle inşa ettiler. Rasulullah (S.A.V.) ashabı ile beraber çalıştılar, o bizzat kendisi de taş taşıdı. Kıblesini Beytül Makdis cihetine yaptılar. Üç adet kapıdan biri arka duvarda, ikincisi Atike denilen Babürrahme ve üçüncü kapı da Osman kapısını takib eden, Resulullah'ın Mescid'e girdiği kap dir. Direkleri hurma, tavanı hurma yaprak ve dalların dandır. Ona tavan yapmayacak mısınız, denildi. Peygamberimiz, Musa (A.S.) 'in gölgeliği gibi yaparız, dedi. (Bun dan daha çabuk olur) buyurdu. Çevresine kerpiçten, tavanlar, hurma dal ve yapraklarından örtülü olan evler yapıldı. Mescidin binası bitince Aişe (R.A.) için kapısı Mescide açılan bir ev yapıldı. Zem'a kızı Sevde (R.A.) Ali Osman kapısını takip eden kapıdan tarafa bir eve kondu. Bu İbni Saad'ın tabakatındaki rivayettir ki, çoklarının itimat ettikleri bir rivayettir. Rasulullah (S.A.V.) 'n Mes cid hakkındaki en sahihi olan bu rivayetle Rasulullah'ın Mescidini tasvir etmeye ancak gücümüz yeter. Bu tam bir cami (toplayıcı) bir Mescid, her şeyi yerli yerinde. Unsurları, eyvanlardan, sütunlardan sofa ve namaz kılacak sahalardan meydana gelmiştir. Onda kadınların namaz kılacakları yer vardır. Cami denilen mescidler de iş te bu unsurlardan meydana gelir.

Bu vasıfla Mescid-i Nebevi'nin her yanı yüz ziradan meydana gelmiş bir kare şeklinde olduğunu söylemek ve tasvir etmek mümkündür. Duvarlarının yüksekliği yedi zira, maddesi kerpiç, sahnı, sofası açık, ortasındaki gölgeliğin üzerinde hurma sütunla rına taşıdığı bir tavan oturtulmuştur. Üç kapısı var dı. Birincisi ön tarafında bulunan ve umumun girdiği kapıdır. Bu kapı hicretin ikinci senesine kadar kalmıştır.

Kıble Kabe-i Muazzama’ya dönünce bu kapı örüldü ve baska bir kapı açıldı. İkincisi Rahmet kapımdır. Üçüncüsü Cibril efendimizin kapısıdır. Bu kapı Rasulullah (S.A.V.) 'in Mescide girdiği ve başkasının görmediği ona mahsus bir kapıdır. Ön taraf doğu cihetinden Mescid-i Nebevi'nin dışında iki zevcesi için iki evin yapılmasını emretti.

(Müminlerin anası Aişe ve mü'minlerin ana Sevde (R.A.).) Sonra bu iki eve zamanla icab ettikçe yedi ev daha eklendi. Ve dokuza yükseldi evlerin sayısı. Bu evlerin her birinin genişliği 7 x 6 zira olduğunu diger ba a alimler demişlerdir. Vasıfları hakkında her ne kadar malumatımız yoksa da Nebi (S.A.V.)'in evleri hakkında bu bilgiler verilmiştir. Ancak 88 Hicri ve 706 Miladi yılında gözleri ile gören bir şahidin ifadesine göre, bu evler Velid tarafından Mescid-i Nebevi'ye katılmadan önce görmüş ve faideli uzun bir şekilde tavsif etmiştir.

İbni Saad rivayet etmiştir ve bize Muhammed İbni Ömer, Abdullah İbni Yezid Hezeli'den naklen dedi ki: Resulullah (S.A.V.)'in ezvaci tahiratin evlerini Ömer İbni Abdilaziz Velid İbni Abdil Melik zamanında vali iken yıkmadan önce gördüm. Onları Ömer İbni Abdil Aziz yıkıp Mescide ekledi.

medine gezilecek yerler - mescidi nebevi

Kerpiçten yapılmış olan bu evlerin odaları, çamurla sıvanmış hurma dallarından idi. Bu evlerin dokuz oda dan ibaret olduğunu saydım. Hicretin 17 nci yılında Ömer İbnil Hattab Mescid-i Nebevi'ye katıncaya kadar bu evler Mescide bitiştirilmedi. Sonra Osman (R.A.) onları Mescid'e ilâve etti ve yükseltti. Birinci asrın nihayetinde Velid İbni Abdil Melik, valisi olan Ömer Ibni Abdil Aziz'e Mescid-i Nebevi'yi yenilemesini emreden bir ferman gön derdi. Ömer (R.A.) inşaata derhal başladı ve üç tarafından ilâveler yaptı. İzah ettiğimiz gibi Rasulullah (S.A.V.) 'in evlerini Mescid'e kattı. Minarelerini de artırdı ve dörde çıkardı. Minarelerden biri Merva'nın evi üzerinde harab bir şekilde duruyordu. Süleyman Ibni Ab. dil Melik hac ettiği zaman bir müezzin ezan esnasinda heder olduğundan yıkılmasını emretti. Zemini, yumuşak ve renkli ince mermer taşı ile döşedi. Duvarlarını gümüşle  kapladı. Tavanını altın yazı ile süsledi. Sütunlarını mermerden yaptı. Hücre'i Saadet üzerine bir bina yapti. İkinci mihrabi kubbeli olarak yaptı. Eyvanlarını, yapımında demirle kurşun dökülerek sağlam olan taşların kullanıldığı direkler üzerine kaldırdı. Ravza'i Mutahharanın tavanını saç ağacından yaptı ve yazı ile süsledi. Namaz kılanların sıcaktan korunması için Mescid-i Şerif'in içi ağaçlar arasına uzatılacak ipler üzerine perde asılarak gölgelenmesini emretti. Sakfın altın yazı ile işlemekte yapılan masraf bin miskal altına baliğ oldu.

Bu imâr çalışmaları H. 91 ve M. 709 yılında bitti. Ve lid, Mescid-i Nebevi'nin kapısına isminin yazılmasını da emretti. 162 H., 778 M. yılında Abbasi halifesi Mescid-i Nebevi'yi yeniden inşa etti. Kuzey tarafından ilâve yaptı. Maksure de yeniledi. Ve Mescidin zemini seviyesine indirdi. Onu saac ağacından yaptı. H. 817 M. yılında Me'mun Mescidi tekrar yeniledi. 576 H. ve 1180 M. yılın da Ennasirlidinillâh, kıymetli eserleri ve Resulullah (S.A.V.) 'in bıraktığı kıymetli şeyleri muhafaza etmek için Mescidin sahnına bir künbet yapılmasını emretti. Ve bu kubbeye Aişe (R.A.) 'nın muhafaza ettiklerinden bulduklarını tevdi etti. Çuhadan mamul rida ve izar gibi ki Resulullah (S.A.V.) bu iki kıymetli eser içinde iken da ribekâya irtihal etmiştir. Yine Aişe (R.A.)'de, Rasulul ah'ın giydiği atlas kumaş ile işli, şal bir cübbe vardı. Onunla hastaların şifa bulmaları umulurdu. Sonra diğer muhafaza edilen Bürde-i Saadet, seccade, livâlar, bir takım makbuzlar ve ashabın evlerine ait olan şeyler de bunlara eklendi ki bunların bir kısmı daha sonra İstanbul'daki Topkapı müzesinde muhafaza edilmiştir.

medine-i münevvere - peygamber mescidi

 

Hicri 655 M. 1227 yılında Müstasim, Yemen Meliki Muzaffer Yusuf Ebu Ömer ve Misir Meliki Ali İbnü'l Murray bey ile müştereken Hücre-i Nebevi'yi ve binalarını kıble ve doğu duvarlarına kadar yeniden inşa etti. Ve Cibril kapısı ile Sofe kapısını da yeniledi. Melik Muzaffer büyük san'at eseri olan ve Yemen'den getirilen bir minber yaptırdı. Bu inşaat bir müddet ara verilinceye kadar devam etti. Sonra 685 H. ve 1295 M. yılında Melik Baybars Mescid-i Nebevi'deki imâri tamamlamak üzere teşebbüs etti. Sonra küçük nedeniyle Muzaffer'in minberinin kaldırılmasını ve yerine Mısır'dan gönderilen fakat sanat yönünden daha zarif ve daha büyük olan minberin konulmasını emretti. Bundan sonra Mescid-i Nebevi'yi imâr işine Melik Nasır Muhammed Ibni Kalavun Melik Eşref Baybars, Melik Ez Zahir Ebu Said Çakmak ve Melik El Eşref Kaytabay da iştirak ettiler.

Mescid-i Nebevi Osmanlı devrinde hali üzere kalmıştır. Osmanlı sultanlarından ilk defa imar etmeye kalkan Sultan İkinci Selim (sarı, 1566-1574) 980 H., 1572 M. yılında; İkinci Sultan Mahmud (1806-1839)'da 1233 H. - 1817 M. yılında kubbeyi hadrayı yenilediler. 1265 H. 1747 M. yılında ise Sultan Abdülmecid (1839-1861) Mescid-i Nebevi'nin yenilenmesini emretti. Osmanlı devleti zamanında Mescid-i Nebevi'nin en son imârı bu imârdır. Muhammed Ali Paşa'nın valiliği zamanında bu mübarek Mescide hizmet, islâh, yenileme, yardım ve hürmete riayet hususunda büyük payı vardır. 1228 H. - 1813 M. yılım da Mehmet Ali Paşa Ravza-i Nebeviyyenin yenilenmesini, halis altından büyük bir şamdan ve gümüşten mamu iiki gamdandan biri üzerine

العبد المذنب محمد على والى مصر سنه ۱۲۲۸

Günahkår kul Muhammed Ali Mısır Valisi 1228 ans mina gelen ibarenin yazılarak konulmasını emretti. İbrahim Paşa (Mehmet Ali'nin oğlu) hacca gitmek anası ile helâlleaşmak için gittiği zaman merhume Emine hanım çok kıymetli cevahirden bir dizi oğlunun boynuna eliyle taktı ve «Hicaza ulaşıncaya ve onu Resulullah' kabri şerifine kendi elinle koyuncaya kadar bu diziyi ne gece ve ne gündüz boynundan çıkarma!» tenbihinde bulundu.


Marka Tur'da İlginizi Çekebilecek Diğer Sayfalar:

Hac ve Umre ile ilgili tüm sorularınız ve Dini konularda merakınızı giderecek içerikler için: Marka Tur Ana Sayfasına Tıklayınız

Hac Kayıt ve Başvuru İşlemleri ve Fiyatlar Hakkında Bilgi Almak İçin: Hac Kategori Sayfasına Tıklayınız

Umre ile İlgili Tüm Sorularınız İçin: Umre Kategori Sayfasına Tıklayınız

En Ucuz 2022 Umre Fiyatları ve Umre Tur Tarihleri İçin: Şevval Umresi Fiyatları Sayfasına Tıklayınız

7 Günlük Umre Turları ve Fiyatları İçin Tıklayınız

15 Günlük Umre Turları ve Fiyatları İçin Tıklayınız

2022 Lüks Umre Turları ve Fiyatları İçin Tıklayınız

Hac Fiyatları 2022 İçin Tıklayınız



Umre

       Umre,   her Müslüman tarafından Allah'ın ( Subhanahu Ve Ta'ala ) barışın habercisi olarak kabul edilmesi ve içindeki günahları, manevi kirleri temizlemek için , ve Rabbi ile  iletişim kurmak için aldığı güzel bir manevi yolculuktur . Bu yolculuğa çıkan her Umreci ve Hacı, diriliş gününde , yevm-i mahşerde ruhlarını, kalp zihinlerini ve bedenlerini geçmişte işlenen günahlardan arındırma yoluna gider.

satı 

Esasen, Umre Arapça Kutsal Kabe'ye (Beytullah) 'ziyaret' anlamına gelir ve yılın herhangi bir zamanında herkes tarafından yapılabilir; Mekke'ye zorunlu (Farz) bir ibadet olan Hac ise Umrenin  aksine, her yıl İslami takvim Zil Hicce ayının ilk 10 günü içinde yapılır.

 

Tüm yazılar
Eposta listemize kaydolup kampanya ve duyurulardan haberdar olabilirsiniz.

https://www.markatur.com.tr

İSTANBUL

Mimar Sinan Mah.
Selam-i Ali Caddesi 31-1
Üsküdar / İstanbul
0533 333 3331 - 444 44 12 - 0532 111 22 01

ESKİŞEHİR

İstiklal Mah. Reşadiye Esnafı sok No:2/F 
Odunpazarı/Eskişehir

0216 310 20 50- 0532 111 22 01

 

 

 
Diyanet logoTursab logo